VEGAN VE VEJETARYENLERİN YAŞAM İÇİNDEKİ ZORLUKLARI VE KÜÇÜK ÖYKÜLER
1. Çoğu insan ne olduğunu anlamadığı için sözünü bile etmez.
2. Restoranda doğru dürüst bi r yemek bulmak zordur.
3. Vegan olduğunuzu duyan her kes sizin ince olduğunuzu düşünür. Hiç de öyle olmadığı için üzgünüm.
4. İnsanlar için siz mizah duygusundan uzak ve sığ birisiniz ve böyle olmadığınıza onları asla ikna edemezsiniz.
5. Vinleks pabuçlar sıcak tutar, bez pabuçlar resmi ve abiye giysiler için uygun değildir.
6. Aşağıdaki Slovak Cumhuriyeti'nden Peter Nagy'nin kişisel deneyimidir:
VEGANLIĞA BAŞLAMADAN ÖNCE garsonlara ne istediğinizi açık biçimde anlatmayı öğrenin. Ve size getirdiklerini nazik biçimde reddetmeyi bilin. Sonra yemek pişirmeyi öğrenin. Eski yemek kitaplarınızı, vejeteryan olanlar da dahil olmak üzere hangi arkadaşlarınıza vereceğinizi belirleyin. Doğu felsefesi, hayvan hakları, tarım ve tıp konularını çalışıp öğrenin, ilerde hepsine gereksiniminiz olacak.
7. Bazan et yiyen birini görmek, midenizi bulandırır.
8. Diğerlerine göre siz çocuklarınızı ya bir şeylerden yoksun bırakmakta ya da
suistimal etmektesiniz.
9. İnsanlar için siz radikalsiniz, doğayı kucaklayansınız, barışseversiniz, ancak onlar için size ait hala bir ama vardır.
10. Eşinizin ailesi sizin biraz garip olduğunuzu düşünmektedir.. Lanet olsun, kendi aileniz de sizi tuhaf bulmaz mı zaten.
11. Soya sütü devlet okullarında, hele Güney Carolina'daki devlet okullarında hiç bulunmaz.
12. Birinin evine akşam yemeğine gidersiniz. Önce sizi balıkla beslemeye kalkarlar, sanki o bir sebzeymiş gibi. Balığı nazik bir biçimde reddettiğinizde bu kez ekşi krema ve peynirli patatesi önünüze koyarlar. Bunun da kabul görmediğini anlayınca buzdolabının altını üstüne getirip önünüze kemirmeniz için bir marul başı getirirler. Aslında siz onlar davet ettiklerinde vegan olduğunuzu söylemiştiniz!
13.Çok iştah açıcı görünen yemeği heyecanla inceliyorsunuz... heyecanınız giderek de artıyor... içindeki maddeler kısmını okuyorsunuz ve en altında yer alan madde %2 kesilmiş süt.
14. Birinin söylediğiyle söylemek istediği farklılıklar içerir:
Ailem izin vermez = ilgi duymuyorum
Tadı lezzetli = Başkası beni hiç ilgilendirmez, sadece ben, ben ve ben.
Sağlıklı değil = Ailem bana böyle söyledi
Denedim, ama gerçekten hastalandım = Bir kez vejeteryan beslendi (sadece süt ürünleriyle)
Süt ürünleri bir yana ettten vaz geçemem= gördünüz mü, çok lezzetli
15. Öğretmenlerin öğrencilerini ödüllendirme biçimi dondurma ısmarlamak. Tabii bu durumlarda tüm sınıf dondurmalarını yerken, size oturup onları izlemek kalıyor.
16. Herhangi birisi beslenme seçimim konusunda bir soru sorduğunda, hemen neden vegan olduğumu açıklayan ve en çok yöneltilen sorularla yanıtlarını içeren bir listeyi ona veririm ve incelemesinden sonra herhangi bir açıklık kazanmamış durum olursa yardımcı olabileceğimi belirtirim.
17. Arkadaşlarınız peynirsiz pizzanın gerçek bir pizza olmadığını, bu nedenle de sizinle pizza paylaşamayacaklarını söylerler.
Aşağıdaki "Sağlıklı Yemek Pişirme Rehberi"nin yazarı Natalie Nigro'nun katkısıdır:
18. Birine vegan olduğunuzu söylediğinizde, o aslında kendisinin de sağlıklı beslenmek istediğini belirtecek, fakat bunun nasıl da zor ve imkansız olduğuna ilişkin tüm nedenleri de sıralayacaktır. Konun böyle gelişmesi hiç ilginizi çekmemektedir ama siz yine de memnuniyetsizliğinizi belirtmeden dinlersiniz.
19. Yemek yiyebileceğiniz bir mekan veya restoran bulmak için biraz daha ileriye arabanızı sürmeniz veya biraz daha uzunca yürümeniz gerekir.
20. Her defasında çok iyi karşılandığınız doğal ürünler dükkanında ilginizi çeken bir konuşma başlayınca ona da katılırsınız ve sonuçta zaten uzakta olan bu yere ulaşmak ve ulaştıktan sonra da burdan çıkmak için zamanınızın büyük bölümünü harcamış olursunuz.
21. Et/süt ürünleri/yumurta yemek ve konularında öylesine biçimsiz soru ve yorumlarla karşılaşırsınız ki artık "ah öyle mi" demekten başka verecek bir yanıt bulamaz hale gelirsiniz, bu da karşınızdakilere kendi görüşlerinde haklı oldukları izlenimini verir.
22. Arka cebinize büyük onur duyarak iğnelediğiniz vegan duyurunuzu insanların kendi kendilerine sessizce okuduklarını görür, düşüncelerini fısıltılı yorumladıklarını duyarsınız.
23. Jimnastik sınıfımda bir yiyecek rehberi var, ama içinde listelenmiş etlere alternatif bir TEK yiyecek yok. O gruba dahil tüm hayvanlar dışında ne çerez, ne fasulye ne de herhangi bir başka şey bulmak olanaksız.
24. Çoğu kez bir yerlerde durmuş ve aklım kendi işimle meşgulken yanıma et yiyen birisi yanaşarak domuz etinin hiç de kötü olmadığına ait bir söylev başlatır..
25. Öğretmeniniz veya öğrencilerden biri sınıfta vejeteryan olup olmadığını sorduğunda havaya kalkan sadece kendi elinizdir.
26. Bu çocuğun dışında hiç başka vegan öğrenci tanımıyorum. Kendisi et yemediğini, çünkü etin tadını sevmediğini söylüyor. Keşke internettekiler dışında da vejeteryan arkadaşlarım olabilseydi.
Aşağıdaki Stephanie Carter'ın katkısıdır:
27. Yüzlerindeki "sen deli olmalısın" bakışıyla milyonuncu kez "ne yiyeceksin" sorusuyla karşılaşmak gerçekten çok yorucu.
Aşağıdaki Jessica Parsons'ın katkısıdır:
İşyerine evinden getirdiğin öğle yemeği HER GÜNÜN en önemli ve vazgeçilmez konusudur.
28. Kimileri, işi sebzelerin de canlı olduğu noktasına kadar getirirler.
29. Kimileri, gözünüzün önünde sürekli et yeme gösterisi yaparlar.
30. Veganizmin yararlarının tartışıldığı her ortamın kapanış cümlesi "doğrusu
ben yapamam"dır ve tepki göstermemek için kendinizi zor tutarsınız.
31. Ziyaret ettiğiniz insanların yiyeceklerini reddettiğinizde hakaret kabul ederler, size ne pişirmeleri gerektiğini söylediğinizde de güçlük çıkardığınızı düşünürler.
32. Garsonlar sizin varlığınızdan hiç mutlu olmazlar.
33. İnsanlar size (ne söylerseniz söyleyin) her zaman böyle yediğiniz konusunda, evde bile böyle yediğiniz konusunda yürekten inanmazlar. (Tüm bunlardan sonra etsiz yaşayamazsınız, öyle değil mi?)
Aşağıdaki Kim'in katkısıdır:
34. İnsanlara vejeteryan olduğunuzu söylediğinizde onlar "inekleri yemezsek, dünya onlara kalacak" diye bağırırlar.
35. Ekonomi öğretmenimin açıklaması şöyleydi "bitki kökenli yiyeceklerle beslenmenin çevreye ve sağlığa yararı büyük, ancak herkes et yemekten vazgeçtiğinde ekonomi sarsılır ve bir sürü insan işsiz kalır"
36. Amcamın bana anlattığı şöyleydi "Avlanmazsak, daha çok sayıda geyik açlıktan ölecektir, bunu böyle kabul etmeyen de zaten CEHALET İÇİNDE" demektir.
37.Gece geç saatte arkadaşınızın evine gidip en çok yediğiniz yemek, sadece ertesi gün evden ayrılıncaya kadar hayatta kalmanızı sağlayabilecek kadardır.
38. Gecede bir ya da iki kez anneniz "artık kendi kararların sana ait.. Vejeteryan beslenmeni destekliyorum, ama vegan olmanı değil, siz çocuklar hep uçlardasınız" der mutlaka.
39. Bazı veganlar benim suni derimden nefret ediyor. (Onu üretmek için gerekli sahte eziyete karşı değilim)
40. İnsanlar sizin en ufak bir şeyden darılacağınızı düşünürler.
41. İnsanlar benim anarşist olduğumu ve benim tüm politik fikirlerimi bildiklerini varsayarlar.
Aşağıdaki Aquagirl'in katkısıdır:
42. Noel için eşinizin ailesine gitmek üzere bir uçak yolculuğu yapıyorsunuz. Önceden hatırlattığınız halde kayınvalideniz vegan'ın ne anlama geldiğini unutmaya karar veriyor ve sofrayı üzeri zengin çeşniyle kaplanmış tavuk, jambon, bol sütlü ve tereyağlı patates püresi, dondurmalı tatlı patates turtası (turtanın içinde konsantre süt), bir çeşit kek (yumurtalı), bu karmaşayı temizlemek üzere de koka kola ve şarapla donatmış oluyor. Ve karşınızda yakın plandan sizi izlemekte olan kayınvalideniz hazırladığı onca şeyi neden yemediğinizi sormakta.
43. Vegan ve şiddetten uzak bir felsefe yanlısı olmanız nedeniyle "çığlık atan domatesler" şakasını size onbeşinci kez anlatmakta olan iş arkadaşınızın boğazına sarılmamak için kendinizi zor tutuyorsunuz.
44. Çok yumuşak konuşmakta olan ve henüz bir tabak barbeküyü yiyip bitirmiş biriyle sohpet etmeye çalışıyorsunuz.
45 . İnsanlar kilo vermek için vegan olduğunuzu sanıyorlar ve "zayıflamanın bileti yağsız tavuk, unutma, yağsız tavuk!" diyorlar.
46. Arkadaşlarınız hemen birer veganizm uzmanı kesilirler. (tüm bunlardan sonra artık SİZin doğru olduğunuzu bilmekteler çünkü) ve restoranda sizin için sipariş verirler. Bu seferlik fırınlanmış peynirli patlıcanı gündeme getirmeyeceğim.
47. Kibar bir sohpet esnasında vegan olduğunuzu söylediğinizde insanlar sizden yardım ordusu için çalışan gönüllü hanımlardan kaçar gibi uzaklaşıyorlar. Aslında hele metroya binmek üzereyseniz, bu hiç de kötü bir durum değil.
48. Ne zaman arkadaşınızın evine gitseniz, sizin yiyebileceğiniz hiç bir şey yoktur. Açlığınız dayanılmaz noktaya ulaştığında dolabın bir kenarına sıkışmış kalmış marulun sossuz da olsa tadı iyi gelmeye başlar.
49 . Et yiyen ve önem verdiğiniz biriyle büyük bir kavga ettiniz (şimdi her ikiniz de pişmansınız) ve karşınızdaki durumu düzeltmek üzere size yanında özel soslu salatasıyla güzel bir büyük tabak peynirli makarna yapıp getirdi. Yer misiniz? Ne dersiniz?
50. Et yiyen arkadaşlarınıza o geceki tek vegan yemeğin evin bahçesinde yetişmiş organik dereotlu buharda pişmiş bezelyeli havuç olması nedeniyle havuç, bezelye veya dereotu sevmediğinizi asla kabul ettiremezsiniz.
51. Parlak kişiliğinizin farkında olan (çekici fiziksel görüntümü hesaba katmıyorum) insanlarla konuşurken laf dönüp dolaşıp vegan olduğunuzu söylediğiniz ana geldiğinde beliren o anlamsız sessizliği bozmak için ilgi çekici bir şeyler yapmaya çalışırsınız. İşte böyle zamanlar ah keşke homoseksüel olsaydım dediğim anlardır.
52. Yörenizdeki sık gittiğiniz ve saygı gördüğünüz doğal besinler dükkanında herkes sizin vegan olduğunuzu biliyor. Bir gün kazara birine verilemeyecek kadar eskimiş ve yıpranmış, ama atılacak duruma da henüz gelmemiş "Bayım, ben en iyi avcımı isterim" yazılı tişörtünüzü giyiyorsunuz ve her şey berbat oluyor.
53.. Vegan olduktan sonra kendinizi daha sağlıklı hissedersiniz, daha az uykuya gereksiniminiz vardır, karşınıza çıkan uğraşların üstesinden kolayca gelirsiniz. Bir başka anlatımla, artık aileniz ve birlikte büyüdüğünüz arkadaşlarınızın tolerans göstermek durumunda kaldığı tembel ve kaytaran domuz değilsinizdir artık.
54. Vegan olduğunuzu duyan insanlar size bir çeşit militan gibi bakarlar, söylediği her cümleye gizli güdüleri sızmış, ürküten bir fanatiksinizdir onlar için. Vegan olmadan önce de böyle olduğunuzu bir türlü anlamak istemezler.
Aşağıdaki Jessica'nın katkısıdır:
55. İnsanlar sürekli "tavuk /et suyu yiyiyor musun" diye sorarlar.
56. "Ah evet, sen şimdi bir vejeteryansın" diyen insanlar sonrasında (vejeteryan olan kişinin ismini ağızlarında geveleyip) o kişi için yemek pişirmenin zorluğundan söz ederler.
Aşağıdaki Katji'nin katkısıdır:
57. Eğer bir daha tavşanların yemeğini (marul) ellerinden aldığını duyarsam, eğer bir daha....
Aşağıdaki Staca'nın katkısıdır:
58. Et, yumurta veya süt ürünleri yemediğiniz taktirde insanlar bir çeşit beslenme bozukluğunuz olduğunu düşünürler.
60. Vegansanız, insanlar anemik olduğunuzu veya bir başka hastalığınız bulunduğunu sanırlar. Yeterli protein alamazsınız. "Bugün biraz solgun görünüyorsun" veya "yorgun görünüyorsun" veya "kendini nasıl hissediyorsun, iyi hissediyor musun" (Kolej'de okurken, oranın doktoru sağlıklı kalmam için et ve yumurta yemem gerektiğini söylüyordu)
61. Bazıları kendilerine göre güzel bir vegan yemeği hazırlar: Yumurtaya ve galetaya bulanıp kızartılmış ve üzerine peynir ekilmiş tofu.
62. Okul kafeteryasında veya yöresel restoranda sadece vejeteryan lazanya, salata barından salata (bir kişi ne kadar salata yiyebilir ki) belki bir vejeteryan burgeri (genelde içinde süt, yumurta ve peynir var) bulabilirsiniz.
Aşağıdaki Amy'nin katkısıdır:
63. En iyi arkadaşınız, seçtiğiniz yiyeceklerin TAM DA ONUN İÇİN olduğunu söyler, ardından da benimle yemek yemenin çok zor olduğunu belirtir.
64. Birlikte çalıştığınız birisi KESİNLİKLE ŞÖYLE DER (ve ben şaka yapmıyorum, ciddiyim) "hem vejeteryan olup hem de sağlıklı olamazsın". Tam bu cümlenin şokundan kendinizi kurtarmak üzereyken o ekler ve der ki "vejeteryanlar çok fazla sebze yerler". (Böyle bir durumdan haberim yoktu doğrusu).
65. İnsanların "vejeteryanların yeterli beslenmeleri mümkün değildir" demesini işitmekten yorulursunuz. Onları ikna edebilmek için Kilo Dengeleme Danışmanlık Kuruluşu'nun liderlerinden birinin bizim gayet iyi gittiğimizi söylemesi gerekir.
66. İnsanlara göre vejeteryan olmak demek çukulata yemek, içki içmek gibi sağlığa aykırı hiç bir şey yapmamak demektir. Bunları yaptığınızda, size şok geçiriyormuş gibi davranırlar. (Ama et yiyen bir arkadaşının sigara içmesinde hiç sorun yoktur.)
67. Dışarda yerken sipariş ettiğiniz yiyeceğin içinde neler olduğunu sorguladığınızda insanlar size öfkelenirler. (Eğer bir alerji söz konusuysa, sorun değildir, ama bu bir seçim işiyse garipliktir.)
68. Evlerinde ne yemek varsa size getirip birlikte yiyeceğiniz insanlara bir yıldan daha uzun süredir evinize et girmemiş biri olarak etlerini evlerinde bırakmalarını istediğinizde sizinle dalga geçerler. Hepsinin gerçekten severek yiyeceği çok leziz bir makarna sözü vermeniz de durumu değiştirmez. (Evet, gerçekten benimle dalga geçtiler. Ne kabalık.)
69. Gittiğiniz her iş yemeğinde ve her defasında bir vejetaryan olarak sizin yaşam biçiminizin günün konusu olmasından yorulursunuz.
70. Vejetaryan olduğunuzu öğrenen müvekkiliniz "Oh, peki kocanız normal mi" diye sorar.
71. Sizi barbeküye davet ettikten sonra vejeteryan olduğunuzu öğrenen komşunuz ailesi için pişirdiği her biftek, kuzu veya pirzolanın size hazır olduğunu söylerken kendisini komik hisseder.
72. Vejeteryan olduğunuzu duyan büyükanneniz yiyeceğinize gizlice biraz kuzu eti koymaya çalışır, çünkü tadını aldığınızda et yemenin doğru olduğunu anlayacağınızı sanmaktadır. Kuşaktan kuşağa geçen vizon kürkünü size yollar çünkü hayvanları kendimiz için kullanmanın doğru olduğuna sizi ikna etmek istemektedir. Siz sadece hayvanlar üzerinde denenmemiş kozmetik ürünleri aldığınız için maymunları insanlardan daha üstün tutmaktasınızdır. (Bana sormayın. Bu asla anlamlandıramadığım bir büyükanne mantığı).
73. Hayvanları korumak onları insanlardan daha önemli görmek değil, insanlar kadar önemsemek demektir. Ama nedense bu bir türlü anlaşılamamakta.
Aşağıdaki Charlie'nin katkısıdır:
74. Artık "Sineklerin Lordu" kitabından içinize fenalık gelmişken, İngilizce hocanızın bu kadar uzun süre nasıl da etsiz yaşadığını bilmediğini söylemesi çok can sıkıcı.
-
Aşağıdaki Darcy'nin katkısıdır:
75. Nette vejeteryan yemek tarifleri ararken, ev yapımı SOSİS sitesiyle karşılaşıyorsunuz.
76. Büyükannesinin yanında bir hafta geçirmiş etobur çocuğunuz yüzünde şeytani bir gülümsemeyle eve geliyor, elinde büyük bir BİFTEK poşeti.
77. Yatağında ölümle pençeleşen büyükannem beni şehirlerarası arayarak KÖFTE yememi rica ediyor.
78. Çocuklarınızla dışarda yemek yemeğe gidiyorsunuz ve onlar hep bir ağızdan garsona "annemiz vejeteryan" diye bağırıyorlar.
79. Çocuklarınız sizi arkadaşlarına takdim ederken "İşte bu benim annem, kendisi vejeteryandır ve video oyunları oynamaz" diye tanıştırıyorlar ve sanırım onları en çok şaşırtan da benim video oyunu oynamıyor olmam.
80. En küçük çocuğum bana kendi sebzelerini isteyip istemediğimi sorar.
Aşağıdaki Hvnlystarz'in katkısıdır.
81. Birine suratı olan hiç bir şey yemediğimi söylediğimde "patateslerin gözleri ve marulun başı var" gibi iğneleyici bir yanıt alıyorum.
82. Bilinen en popüler soru "peki NE yiyeceksin" oluyor, ben o güzelim yemekler yerine tofuya uzanınca benim adıma büyük üzüntü duyuyorlar. Oysa tofuya bayılırım.
83. Eğer bir hanımsanız ve et yemiyorsanız, erkekler size nasıl yetersiz beslenmekte olduğunuzu anlatmaya başlıyorlar, eğer bir erkekseniz ve vegansanız, bu tip insanlara göre o halde homoseksüelsiniz .
84. İnekler sağılıyor, peki sizler yeni doğmuş bebeklerinizden ayrı tutulup kendi dışınızda bir başka tür tarafından sağılmak ister miydiniz?
85. Vegan olduğunuz öğrenildiğinde ne yiyip ne yemediğiniz sorgulaması hiç değişmez, üstelik sizin aklınıza bile gelmeyen bir kaçamak noktanız var mı diye didiklenmeniz de cabası.
Aşağıdaki Alia'nın katkısıdır:
86. Bana karşı yapılmış ve beni en çok sinirlendiren yorumlardan biri de "inekleri sağmamak yine de çok gaddar bir yaklaşım değil mi?" oluyor.
Aşağıdaki Cat'in katkısıdır:
87. Tofudan yapılmış "yumurta salatası" gerçek yumurta salatasının yerini tutmuyor. 12 yıldır vegan olmama karşın yumurta salatası için hala deli oluyorum. Bunun delilik olduğunun farkındayım, ama elimde değil. Bazan oturup bir kereliğine bu kuralı bozabileceğimi düşünüyorum ve diyorum ki kim bilecek ki? Kuşkusuz yine tofu kısmına çeviriyorum yüzümü.
Aşağıdaki Bob'ın katkısıdır:
88. Kedilerim etlerinden ve sütlerinden vazgeçmeyi reddediyorlar.
89. Fast food arada sırada tercih ediliyor.
90. Hastanede vegan olduğunuzu söylediğinizde bazı vejeteryanlar hindi yer mantığııyla hindiyi önünüze koyarlar.
91. Fransızca öğretmenim Paris'teki marketleri videoda izlememiz konusunda bize baskı yapıyor ve bu video izleme zamanlarının tuvalete gitmek için en iyi anlar olduğu kanısındayım.
Aşağıdaki Chandra'nın katkısıdır:
92. Restoranlarda vejeteryan yiyecek olarak sadece ızgarada pişmiş peynirli sandiviç bulursunuz, oysa aynı ızgarada burger ve biftek de pişiriliyor.
93. Akrabalarımı ne zaman yemeğe çağırsam, onlar ellerinde Kentucy Fried Chicken'nin kızarmış tavuklarıyla gelirler.
94. Bir sürü neden sıralayabileceğim halde sürekli "neden et yemiyorsun" sorusuyla karşılaşınca, "gerçek şu ki sadece istemiyorum" diye geçiştiriyorum, böylece sürekli savunma konumunda olmuyorum.
95. Bir kaç kez "üstündeki etleri ayırıp atıp yiyebilirsin" denildi. Ve bir keresinde çok sinirlendim ve o sinirle "senin yemeğinin üstüne ıvır zıvır pislik doldursam ve onları temizleyip yiyebilirsin desem yer misin; işte senin önerdiğin şeyin bundan hiç bir farkı yok." dedim.
Aşağıdaki Ajudge'nin katkısıdır:
96. Kendinizi tek boynuzlu at neslinin en son temsilcisi gibi hissedersiniz ve ne zaman biri "vegan" dese yüreğiniz ağzınıza gelir. Kim bilir belki dışarlarda bir yerlerde başka veganlar da vardır.
97. Kötü izlenim bırakmaktan ürkersiniz, çünkü rastladığınız biri diğerine "bir keresinde bir veganla tanıştım, çok bezgin ve mutsuz görünüyordu" deyiverir. Ama sizin zamanından önce kalkmış okul otobüsünü yakalamak için iki blok koştuğunuzu söylemeyi kolayca unutarak yapar bunu.
98. Bir zamanlar vejeteryan olmuş ama zor geldiği için bırakmış insanlara sık rastlıyorum.
99. Her vejeteryanım diye ortaya çıkan gerçekten böyle değildir. Çok sebze yerler ama tavuk ve balığı etten saymazlar.
100. Samimiyetsiz veya geçici vejeteryan olan kişilerle karşılaşabiliyorsunuz. Ve bu tip vejeteryanları "sizin cinsiniz" olarak tanımlıyorlar.
101. Kimi insanlar nerdeyse vejeteryan olduklarını söylerler, ama çok sevdikleri tabak dolusu yiyeceklerden yarısının bile içinde ne olduğunu bilmezler.
102. Her sohbette gündeme geldiğinde yararlanmak üzere yemek tariflerinin indeksini, çevre istatistiklerini ve sağlık konularını ezberlemeniz gerekir gibi hissedersiniz. Çünkü kaç hepçil (hem et hem ot yiyen) kendi tipik yemeklerinin ne olduğunu sordu, onlardan kaç tanesi protein dengesi ve yemek etiği üzerine beni sorguya çekti bilemiyorum.
103. Tüm sağlık konularında ve özel diyet sınırlamalarında bilirkişi olmanız beklenir. Siz kararlı bir vejeteryansınız. Sivilcenin nedenini biliyor musunuz? Peki bir anne midesi süt şekerini tolere edemeyen kızına atıştırmak için ne verebilir sizce? Hey, tüm bunların yanıtlarını bilmek isterdim, ama yazık ki henüz bilmiyorum.
Aşağıdaki Jennifer'in katkısıdır:
104. Büyükbabam hep şöyle der: "peki ne zaman et yiyeceksin"
105. Henüz 14 yaşındayım ve gelecekteki eşimin yeme alışkanlığının ne olacağı konusunda endişeliyim.
106. Anneme akşam yemeğinde ne olduğunu sorduğumda aldığım yanıt, "biz biftek yiyeceğiz, peki ya sen?" oluyor.
107. Gerçek şu ki, beslenme biçimimi savunmaya, yemeğe ayırdığımdan iki kat fazla zaman ayırıyorum.
108. Yemek seçimimi savunurum ama yemeğe davet edildiğim bir beslenme danışmanının evinde, ahçıya söylemeyi unuttuklarından bir akşamı daha ekmek ve salatayla geçirmek zorunda kalmama ne demeli?
109. "Listeyi", hayvanlardan arınmış kendi listemi incelerken arkadaşlarımın gözlerini devirip bana bakmaları görülmeye değer.
110. Gerçek bir sohpet örneği bu: Arkadaşım: "Neden et yemiyorsun?" Ben: "Hayvanlar benim arkadaşlarım ve ben arkadaşlarımı yemem (Bu Bernard Shaw'dan aslında) Hayvanlarla arkadaş olduğunu söyleyip bir hamburger yiyemezsin, öyle değil mi?" Arkadaşım: "Bitkiler bize oksijen sağlarlar. Sen bitki yediğinde, nefes almaktan hoşlanmayacaksın demektir." Hayır, iğneleyici yorumlara teşekkür ederim.
111. Et yemenin olası nedeni etoburların "evet, yeterli protein alıyorum, ölmek istemiyorum, eti lezzetli buluyorum" gibi söylemleri olmalı. Aslında etin tadı öldürücü, üstelik sahte et de yapılıyor. Onları kendi silahlarıyla vurmak eğlenceli olacaktı. Söylenebileceğin en azını dile getirmek bile biraz bencilce.
112.Öğle ya da akşam, iş yemekleri bir cehennem azabı, çünkü yemek için ne bulduğunuzu öğrenmek için 8-12 kişi tamamen sessizliğe bürünüp ne ısmarlayacağınızı duymak üzere bakışlarını size dikerler. Garsonun sipariş listesinde diğerlerinin siparişleri için artık yer kalmamıştır, çünkü sizin ısmarladığınız yemek özel ilgi ve tanım gerektirmektedir. Ve yemeğiniz geldiğinde yine o 8-12 kişi farkettirmemeye çalışarak önünüze gelen yemeğin ne olduğunu görmeye çalışırlar.
Aşağıdaki Elizabeth'in katkısıdır:
113. Homoseksüel olduğunuzu ya da dini reddettiğinizi söylemek çok daha kolay olabilir.
114. Aileniz Bahçe burgerini "Berbat burger" olarak adlandırmada israrcıdır.
115. Aynı sorular karşısında aynı yanıtları vermenin sıkıntısını yaşamamak ve hep savunmada kalmamak için neden vegan olduğunuza dair sürpriz yanıtlar vermeyi öğrenin.
Örneğin:
"Dedemin ölüm yatağındaki vasiyetiydi"
"Bütün insanlar vegan. Sadece bazıları hala hayvansal gıdayla besleniyorlar" "En düşük kolestrollü kişi olarak Guinnes Rekorlar Kitabı'na girmek istiyorum"
"Biliyor musunuz, günde 60 sigara ve bir şişe votkayla yaşamımı sürdürebilmem için doktorumun önerdiği beslenme biçimi bu"
"Köpeğimi her yemek zamanı dilenmemesi için zorladım ve sonunda bu diyete alıştım."
116. Elma bilgisayarını keşfedenlerin ikincisi olan trilyoner Steve Jobs'ın vegan olduğunu bilmelerine karşın, yine de cahil insanlar et yemeden sağlıklı ve üretken bir yaşam olamayacağı konusunda israr etmekteler.
117. Bazan arkadaşlarınız birileriyle sizi tanıştırırken, isminizi bile söylemeden vejetaryan olduğunuzu vurgular.
118. Herkes için öğle yemeğine tavuk ısmarlayan işverenimiz neden hiç değilse bir kereliğine yemeyip de karnımı doyurmaya dışarı gittiğimi kavrayamamakta.
119. Bu dünya alışkanlığı gereği, genel geçerin dışında yaşıyan insanları kabul etmek gibi bir donanıma asla sahip olamaycaktır..
Aşağıdaki Emily'nin katkısıdır:
120. Jimnastik sınıfınızdaki kızlar soyunma odasında her gün alışkanlık edindikleri bir şarkı söylerler "Tereyağ ve ekmeği severim" şarkısı... Hey Emily, sen neden şarkıya katılmıyorsun?
121. Süt ürünleri üreten markanın tofu da yapmasını diliyorum.
122. Devam ettiğiniz kilisede (veya camide, sinegogda, tapınakta, vb) insanlar "Tanrı bize et yememiz gerektiğini söylüyor" diyeceklerdir.
123. Sizin dışınızdaki tek vejeteryan jelatin ve jelatin içeren ürünleri yiyenden ibaret.
Aşağıdaki Simone'un katkısıdır:
124. Üstüne süt dökme fikrini kabul etmediğiniz için anneniz meyva tabağınıza gözünü dikmiştir.
125. Sonrasında soya sütünün ve soya pirincinin onun için ne kadar korkunç tatlar olduğu konusunda konuşur. Soya sütü içmesi için kimsenin onu zorlamadığını tekrar hatırlatırım. Ben de ilk denediğimde sevmemiştim, ama şimdi bayılıyorum.
126. Bulunduğum her yemek bir şakayla biter. "Ah evet bu güzel bir vejeteryan spagettiydi" gibi.
127. Anneniz "sadece sebzeyle beslenen insan ölür" der! Aman Tanrım, o halde ben böylesine sağlıklı ve hayatta olmak yerine aylar önce ölmeliydim.
128. Masada mideniz guruldadığında avcı kayınbiraderiniz (ki zaten o noktada yollarımız ayrılmış durumdadır) midenizin biraz tavuk istediğini söyler.
130. Aynı insanlar, sizi gördüklerinde ve her defasında yeniden ne zaman et yemeğe başlayacaksın" diye sorarlar. "ASLA" diye yanıtladığınızda dudaklarını sarkıtırlar.
Çeviren: Canan BİG
Vejearyenlik nedir
Vejetaryen beslenme
Saglikli yasam
Restoranlar
cafelerE-groups
Anketi
Ünlüler
Ünlü sözler
Dinlerde vejetaryenlik
Vejetaryenlik ve ruhsallik
Yemek tarifleri
Vejetaryenligin sebepleri
Alisveris
Kitaplar