www.vejetaryen.net
Anasayfa Yap Mail Sohbet Forum Yardim
69
Hayvan Özgürleşmesi
Dinler
Diğer Dinler
İslâm ve Vejetaryenizm

GİRİŞ
I
Kutsal metinlerin sonraki muhataplarınca daima anlaşılma problemi
olmuştur. Anlamın ortaya çıkarılması öylesine çetin bir iştir ki
sosyal/insânî bilimlerin tüm kazanımlarını kullansak bile,
yapabileceğimiz sadece yorumsamadır. Bu da bizi anlamın nesnelliği
hakkında ihtiyatlı olmaya zorlamaktadır. Kur'ân yorumcularının [el-
mufessirûn] sözlerini "el-ilmu indAllah" şeklinde bitirmeleri,
konunun onlar tarafından da fark edildiğini göstermektedir.
Kur'ân'ın yazıldığı dönemden uzaklaştıkça, anlamın nesnelliğinden de
uzaklaşmaktayız. İlk başta, vahyin indiği ortamdan kopuş söz
konusudur. Kendimizin olmadığı ortam hakkında konuşmak ne kadar zor
ise, Kur'ân'ın indiği ortam hakkında konuşmak da o kadar zor hale
gelmiştir. İkinci olarak, kullanılan dilin başkalaşması sonucunda,
kelime ve kavramların anlamlarında değişimler söz konusudur. Siyasal
hareketlenmelerin kutsal metni kendi görüşleri doğrultusunda anlama
faaliyetleri de kopuşu artıran etkenlerin önemlilerindendir.
Tüm bunlar, İslâm âlimlerini Kur'ân Yorumları [tefsîr] yazmaya
yönelten nedenlerdir. Öyleki bir cilt kabul edilebilecek Kutsal
Kitabı açıklamak için otuz cilt kitap yazıldığı olmuştur. Kutsal
kitap ile aramızda açılan boşluk böylece giderilmeye çalışılmıştır.
II
Kur'ân ile aramızda boşluk açılmasının nedeni "Kur'ân söz müdür,
metin midir?" sorusuna vereceğimiz yanıtta gizlidir. Kuran ilk
haliyle düşünüldüğünde asla bir metin değildir. Tanrı ile insanların
konuşmasıdır. Giriş, gelişme ve sonuç şeklinde tasarlanmış edebi bir
metin değildir. Eğer onu bu şekilde okursak içinde çok tekrar
barındıran, bir konudan başka bir konuya sıçrayan düzensiz bir metin
olarak değerlendirmek zorunda kalırız. Okuyucuya burada hemen "Sözlü
kültür/Yazılı kültür" kavramlarını hatırlatırız. Kuran sözlü kültür
ürünüdür. Tanrı daha sonraki muhatapları düşünerek yazmamıştır,
konuşmuştur. Dolayısıyla Kur'ân'ın indiği dönemin bütün çevresel
şartları elimizdeki metine yansımamıştır. İşte anlamın nesnelliğini
zorlayan nokta burasıdır. Otuz cilt tefsir yazılması da, metne
yansımayan tarihsel ortamı keşfetmek için yapılan uğraşların
sonucudur. Bugün Kur'ân'ın ne demek istediği üzerinde ortaya çıkan
tartışmaların beslendiği kaynak tam da burasıdır.
III
Kuran cümlelerinin [ayet] anlamlarına ulaşabilmek için okuyucunun
göz önünde bulundurması/düşünmesi gereken birkaç noktayı şöyle
özetleyebiliriz:
Kuran Arapçadır.
Bununla anlatılmak istenen basitçe onun Arapça olması değildir.
Wittgenstein'dan ödünç alırsak, dil evimizdir. Kültür dilin içinde
yaşamaktadır. Öyleyse Kur'ân Arapçadır demek, Allah VII. yüzyıl Arap
kültürünün içinden seslenmektedir anlamına gelmektedir. Kur'ân
cümlelerini anlamaya çalışırken o yüzyılda yaşayan bir Arabın nasıl
düşünüp yaşadığını göz önünde bulundurmalıyız. Tersi televizyon,
uçak, ışınlanma, embrio, sperm vb. modern ilgilerin Kur'ân'da
aranması/bulunması komikliğini doğurur.
Kuran anlamlandırıcıdır.
Politeist kültürel ve düşünsel atmosferi teosentrik [Allah
merkezlilik, Tevhit] yapıya evirmek kuranın birincil işlevidir. Bu
nedenle bir Arabın günlük yaşamındaki her olgu Allah ile
ilişkilendirilmektedir. Anne karnında çocuğu oluşturan, yağmuru
yağdıran, yaprağı dalından düşüren vb. her şeyi yapan Allah'tır.
Yapılan her eylem ise, Allah göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.
Tersi kurandan aşırı kadercilik çıkarmaya götürür.
İnsan biçimsellik.
Kur'ân insanların kullandığı dilin sınırları içinde konuştuğu için,
insanın idrak edemediği olguları [tanrı, melek, cennet, cehennem
vb.] sınırlı dilde benzeştirmeler yaparak anlatmaktadır.
Görülmeyenleri anlatmak için görünenlerden örnek vermektedir. Kutsal
Kitabın tanrısının, insanlara yol gösterici bilge bir kral gibi ön
planda görünmesinin nedeni bu olsa gerektir.
Yukarıda söylediklerimiz göz önünde bulundurulmadığında, kutsal
kitabın anlamını yakalama şansımız giderek azalacaktır. Peki göz
önünde bulundurursak anlamda nesnelliği yakalayabilecek miyiz?
Cevap: "el-ilmu indAllah"
"NAMAZ KIL, KURBAN KES!" Mİ?
Kur'ân'da hayvan kesmenin kanıtı olarak verilen ilk ve en önemli
örnek Kevser suresidir.
"1. Sana Kevser'i verdik. 2. Öyle ise Rabbin için namaz kıl ve
kurban kes! 3. Asıl soyu kesik olan onlardır!"
Bu surede kurban kesmenin emredildiği tartışmalıdır. Tartışma birkaç
açıdandır.
a. Peygamberliğin ilk zamanlarında gelen bir surede böyle bir
ibadetin bulunması makul görülmemektedir. İbadetler Hicretten sonra
Medine döneminde emredilmiştir. Örnek: Beş vakit namaz, oruç, hac vb.
b. Kurban kes şeklinde çevrilen kelimenin aslı/çekirdek anlamı
tartışmalıdır. Boyun eğ, boynunu bük, yüzünü yönelt anlamlarına
gelmektedir. Daha sonraları sadece develerin kesilmesi için
kullanılmıştır.
c. Surenin İbrahim peygamberin oğlunu kurban etmesi olayı ile
bağlantısı kurulmaktadır ki, surede olayı çağrıştıran hiçbir ifade
yoktur.
d. Surenin peygamberin erkek çocuklarının ölmesini
putperestlerin alay konusu yapmasıyla da bir ilişkisi yoktur. Bu
ebter kelimesine soyu kesik anlamı vermekten kaynaklanmaktadır.
Kelimenin doğru çevirisi nimetlerden yoksun kalmaktır. Putperestler
Hz.Muhammetin peygamberliğini ilan etmesiyle Mekke dininin
sağlayacağı güzelliklerden yoksun kalacağını düşünüyorlardı.
Ataların kültürünü terk etmek her dönemde kınanmayı getirmiştir.
Pek çok İslam âlimi bu sureyi aşağıdaki şekilde anlamıştır ki bizce
de doğrusu budur:
"Aldırış etme söylediklerine! Sana peygamberlik gibi bir nimet
verdik. Öyleyse Allah'ın huzurunda namaz kılarak ona teslim olduğunu
göster, boynunu bük, yüzünü O'na çevir! Asıl nimetlerden yoksun
kalanlar, o putperestlerdir!"
Surenin daha detaylı bir yorumu/ileri okuma için "Kevser Suresi'ne
Dair Birkaç Not" adlı makalenin okunmasını önermekteyiz.
DİĞER AYETLER
Kur'ân'da açıkça yenilmesi yasak edilenler domuz eti, kan, leş ve
Allah dışında tapınılan varlıkların adı anılarak kesilen hayvan
etleridir. Bunların dışındaki hayvanlar temiz olmaları şartıyla
besin olarak değerlendirilmiştir. Tüm bu ayetlerde vurgu besin
olarak et yenilmesine değil, Allah'ın insanların yaşamlarını
sürdürmek için onlara bahşettiği nimetleredir. Araplar, çevresel
şartların zorlaması ile et besinine bağımlı yemek kültürünü devam
ettiriyorlardı. Ne ki onlar hayvanlarını putların adına
boğazlıyorlardı. İşte Kur'ân bu noktada anlam katıcı müdahalesini
yaparak kurban kesmenin niceliksel yönünde bir değişim
gerçekleştirmektedir. O etin yenilip yenilmemesini gündemine bile
almamıştır. Ayetlerde diğer ilgi çeken nokta ise, kesilen
hayvanların etlerinin mutlaka yoksul insanlarla paylaşılmasıdır.
Bakara, Maide ve Hac surelerinin aşağıdaki ayetlerinde bu durum
açıktır.
2/195 Ve Allah yolunda [sınırsızca] harcayın, kendi elinizle
kendinizi mahvetmeyin ve iyilik yapmaya azimle devam edin: unutmayın
ki Allah iyilik yapanları sever.
2/196 Haccı ve Umreyi Allah için ifa edin; fakat yapmaktan
alıkonursanız gücünüzün yeteceği bir kurban kesin ve kurban
kesilinceye kadar başlarınızı traş etmeyin; ama içinizden hasta olan
yahut başında rahatsızlık olan kimse, oruç tutarak veya sadaka
vererek veya [başka türlü] bir ibadet ile özrünü karşılayacak bir
şey yapmalıdır. Sağlıklı ve emniyette olduğunuzda, hac
[vaktin]den önce umre yapan, gücünün elverdiği türden bir kurban
kessin; ama kurbana gücü yetmeyen, hac sırasında üç gün ve döndükten
sonra yedi gün, yani tam on [gün] oruç tutsun. Bütün bunlar, Mescid-
i Haram civarında yaşamayanlar içindir. Allah'a karşı
sorumluluğunuzun bilincinde olun ve bilin ki Allah karşılık vermede
şiddetlidir.

22/27 Bütün insanlar içinde haccı ilan et ki, gerek yaya olarak ve
gerek uzak yoldan gelen incelmiş develer üzerinde sana gelsinler.
22/28 Kendilerine ait bir takım menfaatlara şahit olsunlar; Allah'ın
kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları kurban ederken Allah'ın
adını ansınlar; siz de onlardan yiyin, yoksulu ve fakiri doyurun.

22/33 Sizin için o (kurbanlık hayvan) nlarda belli bir süreye kadar
bir takım faydalar vardır; sonra da varacakları yer Beyt-i Atik
(Ka'be)'dir.
22/34 Her ümmet için Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği
kurbanlık hayvanların üzerine (Allah'ın) adını ansınlar diye bir
mabed yapmışızdır. Hepinizin tanrısı bir tek tanrıdır; onun için
yalnız O'na teslim olan müslümanlar olun. İtaat eden alçak gönüllü
kimseleri müjdele!

22/35 Ki Allah anıldığı zaman, kalpleri oynar; kendilerine gelen
musibete sabreder; namazı devamlı kılar ve kendilerine verdiğimiz
şeylerden başkalarına dağıtırlar.
22/36 O gövdeli hayvanlar var ya, Biz onları da Allah için kesilen
kurbanlıklar arasında kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır; bu
yüzden ön ayaklarının biri bağlı olarak bir dizi halinde dururlarken
üzerlerine Allah'ın adını anın (öyle boğazlayın). Yanları yere
yaslandığı vakit de onlardan yiyin, kanaat edip istemeyene de,
isteyene de yedirin. O böylece onları sizin emrinize verdi ki,
şükredesiniz.
22/37 Elbette onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşmaz.
Ancak O'na sizin takvanız [sorumluluğunuzun bilincinde olmanız]
ulaşacaktır. Böylece onları sizin emrinize verdik ki, size yolunu
gösterdiğinden dolayı, Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz. Görevlerini
iyi yapan iyilik sevenleri müjdele!

5/97 Allah, Kabe'yi, o Beytu'l-Harâm'ı bütün insanlık için bir
sembol kıldı; ve [aynı şekilde] kutsal [hac] ayı ve boyunlarında
takı olan kurbanlıklar, Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyden
haberdar olduğunu ve Allah'ın her şeyin tam bilgisine sahip
bulunduğunu size anlatmayı amaçla[yan sembollerdi]r.

Sözün bağlamı Allah yolunda harcamak ve iyilik yapmaktır. Diğer
taraftan kurban kesmenin Hac ibadeti bağlamında ifade edilmesi -
benzer diğer ayetlerin de güçlendirmesiyle - çoğu yorumcuyu kurban
kesmenin sadece hac ibadetinin bir parçası olduğunu düşündürmüştür.
Bize göre bu ayetlerin normatif [kural koyucu] bir boyutu yoktur.
Betimleme yapılmakta, kurban olgusuna anlam katılmaktadır.
Süregelmekte olan davranış kalıpları politeist kültürden çıkartılıp,
tek tanrıcı dizgenin içine sokulmaktadır. Tıpkı namaz, abdest, oruç,
kadınların örtünmesi vb. gibi.
Öyle ise Müslüman vejetaryen olur mu, vejetaryen Müslüman olur mu?
Bu yazı çerçevesinde yanıt açıktır.
"el-ilmu indAllah"

Nuri TOK
Vejearyenlik nedir Vejetaryen beslenme Saglikli yasamRestoranlarcafelerE-groupsAnketiÜnlülerÜnlü sözler
Dinlerde vejetaryenlik Vejetaryenlik ve ruhsallik Yemek tarifleriVejetaryenligin sebepleri AlisverisKitaplar
Bu site en iyi IE 5.0 ve üzeri browser ve 1024x768 çözünürlükte izlenilebilir. copright©2002 by ßeyazKartal