
Aslında büyük şehirlerimizde giderek artan hiper marketlerde soya sosu, eti, unu, filizi ve sütünü bulmak zor değil. Ancak, bulunamayan ürünlerin de sık sık sorularak gündeme getirilmesi gerekir ki, firmalar pazar payının arttığına ikna olup bu ürünleri yaygınlaştırma çabasına girişsinler.
Soya unu :
Soya unu pratikte en fazla kullanılabilecek bir ürün olarak öne çıkıyor. Neler yapılmaz, nelere katılmaz ki soya unu. Adının çağrıştırdığı gibi, unlu ürünlerin hepsinde yer alabilir. Ancak buğday unu gibi kendi başına kullanılamaz. Soyada nişasta oranı çok düşük olduğu için, ekmek veya pasta v.s yapımında, buğday ununa % 15-20 oranında katılarak kullanılırsa; zengin protein içeriği yanında, kabarmayı arttırıcı, nemlendirici ve bayatlamayı geciktirici özelliğiyle de olumlu katkılar sağlayacaktır.
Her türlü çorbaya ve sulu yemeğe birer kaşık soya unu eklemesiyle, zenginleştirici bir etki elde edebilirsiniz. Çocuk gelişimindeki yararları yanında, yaşlı insanların sağlığı için de oldukça etkili bir yol olur bu uygulama. Bir çok ev hanımının soya ununu, içli köfte veya lahmacun hamurunda deneyip başarılı sonuçlar aldığını biliyor muydunuz? Omlet yaparken yumurtayı soya ununa dökerek nefis bir alternatifi ortaya çıkarabilir ya da humus yapımında soya ununu devreye sokabilirsiniz. Sarma, dolma ve diğer yemeklerin içine bir kaşık soya unu katarak denemeler yapmaları önerimi, bütün hanımların dikkatine sunuyorum.
Soya Sütü :
Marketlere ulaşan en yeni ürün soya sütü. İlk kez duyanların kolayca inanamadığı soyalı ürünler yelpazesi içinde, peyniri, yoğurdu, dondurması ve etiyle birlikte en fazla şaşırtan ürün olan soya sütü, 3-4 farklı aroma katkılı olarak rafları süslüyor. ABD ya da Uzakdoğu ülkeleri gibi bize uzak ağız tatlarının ürünü olduğundan, bazı farklı aromalardaki soya sütlerinin tadı değişik bulunabilir ama tıpkı un bahsinde olduğu gibi, soya sütü üretiminin de yerli bir firmaca gerçekleştirilmesi ve bize özgü tatların sağlanması durumunda soya sütünün son derece sevilerek tüketilebileceğini söyleyebilirim.
Zaten inek sütüne alerjisi olanlar için de en uygun besin kaynağı olan soya sütünü, kadınlarımız da doğal östrojen olarak bilinen kadınlık hormonuna en yakın ürün şeklinde tüketebilir.Ülkemiz için yeni bir ürün olan soyadan elde edilen çeşitli yiyecekleri, büyük şehirlerimizde artık daha rahatça bulabildiğimize göre, mutfak kültürümüze farklı tatlar sokmanın da zamanı geldi sayılır.
Eline herhangi bir soyalı ürünü alan kişinin ilk düşünmesi gereken şey, elinde tuttuğu maddenin bir protein bombası olduğudur. Bazen falanca soyalı ürünün tadı bizim damak tadımıza uymayabilir. İşte, o an bu kaliteli ve yüksek oranlı protein içeriğinin önemi dikkate alınarak tüketiminde ısrar edilmelidir. Her şeyi damak tadı üstünlüğüne bağlamamızın sonunu, sağlıklı beslenemeyen bir toplum olarak yeterince görüyoruz zaten.
Soya Sosu ve Filizi :
Sabah kahvaltısında bile birkaç soyalı ürünü yemeden sokağa çıkmayan bir Çinli veya Japon'un, dünyanın en sağlıklı yaşayan kişileri olduğunu da unutmamak gerek. Soya sosunun katılmadığı bir çorba ya da yemek türü adeta yok gibidir. Bizde tuz ve baharat neyse onlarda da soya sosu odur. Üstelik soya sosu kullanıldığında ayrıca tuz eklemeye de gerek kalmadığından, damar sertliği çekenler için de ellerin tuzdan uzak tutulmasına yardımı oluyor. Salatalara damlatılan birkaç damla soya sosu, tadı oldukça güzelleştiriyor. Bütün bu denemeleri, bizim damak tadımıza daha uygun olan, light tipi hafif sosla yapmanız gerektiğini de hatırlatıyorum tabii ki.
Filizi ise; değişik sebze yemeklerinde garnitür olarak başarıyla kullanılabilir ama benim favorim salatalar. Çoban salatasına katılan soya filizi, soya sosu ve nar ekşisiyle de birleşince nasıl da güzel oluyor, bir bilseniz ? Bilmeniz için de denemeniz gerekiyor haliyle.
Yemeklerin Sihirli Ucuzluğu : Soya Eti
İlk kez duyanları müthiş şaşırtan bir üründür soya eti. İnanılmaz gözlerle dinledikleri soya etinin marifetlerini duydukça ve kıyması yanında kuşbaşısının da satıldığını öğrendikçe hayretleri daha bir artar insanların.
Geçmiş yıllarda Amerika'da karşılaşılan bazı hayvan hastalıklarının etkisiyle et tüketiminde yaşanan ani düşmelere çare olarak geliştirilen soya eti, et yemezlerin de en doğal ürünüdür aslında. Kırmızı etin kullanıldığı her yerde denenebilecek bir seçenek olması ve ete göre çok daha ucuz oluşu, özellikle fakir ailelerin mutfağında tercih edilebilir bir ürün olmasını sağlamıştır. Üstelik iki kat daha fazla protein oranıyla da dengeli beslenmeye büyük katkılar getirerek.
Güveçte ve diğer et kullanılan yemeklerde kıyma ve kuşbaşı olarak soya etini aynı oranlarda rahatlıkla deneyebilirsiniz. Kuru fasulye ve nohutu niye soya etli olarak sofralara getirmeyesiniz ki ? Biraz et suyu takviyesiyle, yaptığınız değişikliğin farkına bile varılamayacaktır belki de. Bir de soya etiyle ilgili bir hatırlatmam var sizlere. Vejetaryen mutfağında bolca kullanılan soyalı ürünleri, vejetaryen olmayan çoğunluğa önerirken, bazı değişiklikleri de gündeme getirmenin doğru olacağına inanıyorum. Özellikle soya etinin kullanımında, bu sorun daha fazla ortaya çıkıyor.
Hayatı boyunca eti değişik pişirme biçimleriyle tadan insanlara, birden bire sadece bitkisel bir kaynağı yani soya etini önermek doğru gelmiyor bana. Damak tadı gelişmiş bir milletin çocukları olarak, etin o dayanılmaz tadı ve kokusunu es geçmemek için, yarı yarıya normal et ve soya eti karışımını öne sürüyorum. Aksi taktirde insanların damak alışkanlığının etkisiyle yeni bir ürüne hemen muhalefet ettiklerini iyi biliyorum. Bunu aşmanın yolunun, soya etini yavaş yavaş alıştırarak sofralara taşımanın daha akıllıca olacağını da ...
Ahmet Nedim NAZLICAN
Zir. Yük. Müh.
annazlican@yahoo.com
Vejearyenlik nedir
Vejetaryen beslenme
Saglikli yasam
Restoranlar
cafelerE-groups
Anketi
Ünlüler
Ünlü sözler
Dinlerde vejetaryenlik
Vejetaryenlik ve ruhsallik
Yemek tarifleri
Vejetaryenligin sebepleri
Alisveris
Kitaplar