Eğer süt çok faydalıysa neden hakkında bu kadar çok tartışma var?
1950'li yıllarda uluslararası yardım kuruluşları milyonlarca ton ihtiyaç fazlası sütü dünya çapında dağıtmaya başladı. Sütü içenlerden kramp, ciddi gaz sancıları ve ishal çektiklerine dair pek çok şikayet aldılar.
Uyuşmazlık 1965'te Johns Hopkins Tıp Okulu'ndan araştırmacı bir doktor grubunun sütü içtikten sonra ıstırap çekenlerin sütte bulunan kompleks bir şekeri, laktozu sindiremediklerini keşfetmeleri ile son haddine vardı.
Sütün içindeki büyük, kompleks şeker molekülleri basit şekere indirgenmeden ince bağırsağın duvarından geçemez. Bu transformasyonu laktaz enzimi sağlar.
Laktaz genellikle bütün genç memelilerde bulunur ama memeliler yaşlandıkça pek çoğu laktaz üretme kabiliyetlerini kaybederler: "laktoz hassasiyeti" yaşarlar. Bu sonuçlardan sütün yetişkinlere değil, sadece bebek memelilere uygun olduğu fikri çıktı.
Araştırmacılar pek çok yetişkin insanın bir bardak soğuk sütü içmekte güçlük çektiğine işaret ederek düşüncelerini kuvvetlendirdiler. Kuzey Avrupalıların en az laktoz hassasiyeti çekenler olmalarını da dikkate aldılar. Bundan dolayı bazı antropologlar açık derili olmakla süt içebilmenin ilişkili olduğunu ve Kuzey Avrupa genetik yapısının dışındaki insanlardan süt içmelerini beklemenin mantıksız olduğuna vardılar.
Fakat bu varsayım bin yıllar boyunca süt içen Afrikalı Masai çobanlarını ve Hindistan'daki insanları nasıl açıklar? Açıklamanın bir kısmı sütün nasıl tüketildiği ile ilgilidir.
Masailer sütü inekten taze ve sıcakken içerler. Hindistan'ın itibarlı tradisyonel tıp incelemesi Ayur Veda, direkt inekten alınan sıcak sütün nasıl güç verdiğini ve gerçekte sindirimi uyardığını ama soğuk sütün romatizma, mafsal iltihabı ve Johns Hopkins araştırmacılarının da fark ettiği gibi toksik gaza sebebiyet verdiğini açıklar.
Değinilmesi gereken ilginç bir nokta da Hindistan'da laktoz hassasiyetinin gerçekten hiç duyulmamasıdır. Bu durum, kesinlikle Hindistan'da sütün önce kaynatılması, sonra çok sıcakken tüketilmesi ve hep şeker ile tatlandırılması nedeniyledir. Sütün kaynatılması proteinleri indirger, bu sayede kolay sindirilir. Batıda, süt pastörize edilir ama kaynatılmaz. O da homojenleşmiştir ve insanlar soğuk içerler.
Hindistan'da süte genellikle safran, kakule ve diğer aromatik baharatlar katılır. Lezzet katmalarının yanında bunlar doğal olarak mukus oluşturma eğilimini hafifletirler. Sıcak süt sinirleri de yatıştırır. Bu sıcak sütün neden pek çok kültürde yaygın olarak yatma zamanı içeceği olarak kullanılmasını açıklar.
Ayrıca, Ayur Veda'ya göre sütün üzerindeki kalın krema tabakası (tiksinerek ayırma alışkanlığım vardı) güç ve erkeksiliği arttırır ve safra ile gaz oluşumunu hafifletir.
Sonunda, işte sizlere muhteşem basitlikte bir safranlı sıcak süt tarifi. İyi uykular.
Hazırlama süresi: 15 dakika
Miktar: 4 kişiye yeterlidir
bir tutam safran ipliği
bir tutam toz kakule tohumu
1 litre süt
Tatlandırmak için şeker ya da bal
Safranı bir kaşığın arkası ile kabaca ezin.
Sütü orta ateşe koyun. Safran ve kakuleyi ekleyin.
Karıştırarak sütü tam kaynamaya getirin, iki defa köpürmesine izin verin, ateşten alın.
Tatlandırıcıyı sütte eritin ve "yudumlanabilecek sıcaklıkta" servis yapın.
Kurma Dasa
www.kurma.net
Vejearyenlik nedir
Vejetaryen beslenme
Saglikli yasam
Restoranlar
cafelerE-groups
Anketi
Ünlüler
Ünlü sözler
Dinlerde vejetaryenlik
Vejetaryenlik ve ruhsallik
Yemek tarifleri
Vejetaryenligin sebepleri
Alisveris
Kitaplar