
Yillardir, beni akli basinda bir kiz olduguna inandirmayi basarmis,
vejetaryen bir arkadasim, kendine hic uymayan bir aileye gelin gitti.
Boylelikle, bence basina gelebilecek olan herseyi, daha bastan hak etmis
oldu, ama gene de onca yillik arkadasina kiyamiyor insan. Gerci, kocasi
fena degil; hos, arkadasim cok daha iyilerine layikti, ama yine de kendi
bilir! Nikah sahitligini reddettim ya, bir gun bosanma sahitligi konusunda
ayni kararliligi gosterebilecegimi sanmiyorum! Vejetaryen arkadasimin
kocasi et yiyor ve arkadasim, anlayisli ve demokrat bir insan olarak,
kocasinin yemek yeme aliskanligina asla karismiyor. Baskalarinin
secimlerine, duygularina, aliskanliklara, dusuncelerine, kisacasi hayatina
saygili bir insandir. Kocasini bilmem! Gene de evde, kendi capinda ufak
ufak vejetaryenlik propogandasi yapmadan duramiyormus; ama o kadarini
hangimiz yapmayiz ki? Sonucta, bu kadari bile bence, fedekarliga girer,
"gozleri olan hicbir canliyi yemem" diyen birinin, kocasi icin mutfakta et
dograyip, tavuk ici kurcalamasi, hic de kolay olmasa gerek! Nitekim,
karisinin bu inancli kararliligini anlayisla karsilayan ve bunun karisinin
yasama bicimi oldugunu kabul eden kocasi, zamanla hem et yemeklerini
azaltmis, hem de etli yemekler konusunda karisinin yukunu hafifletmek icin,
kendi girmeye baslamis mutfaga. Anlayacaginiz, bu konuda uyumlu bir ikili
iliski ornegi olusturuyorlar.
Ama is bununla bitmiyor tabii. Ben, niye giris cumlesinde, "kiz arkadasim
evlendi" demedim de, "bir aileye gelin gitti" dedim saniyorsunuz? Surekli
yemek konusan ve her bir uyesi militan duzeyde et manyagi olan aile, tam
bir kebap ailesi! Istanbul'un butun kebapcilari onlardan soruluyor.
Evlerinin balkonundaki "et sominesi" ve onun "kizilderili dumanlari"
yuzunden yan apartmanla mahkemelikler, ama ne gam! Mahkeme sonuclanincaya
kadar balkon dumanlarini yelpazeleyip duruyorlar! Kayinpeder, davayi
kazanirlarsa, mahkeme heyetine kebap ziyafeti cekecekmis! (...) Bogazlarina
cok duskunler, ama zeytinyaglilardan nefret ediyorlar, sebzeyle aralari pek
hos degil, et arasi sise dizilmeyen sebzeye sebze demiyorlar, kuyrukyagiyla
yapilmayan dolmaya bile burun kiviriyorlar! Hangi mevsim, kuzunun
neresinden ne alinir; koyunun uylugundan, dananin dosunden ne yapilir;
oglaktan, tavsana kadar, hangi canli, hangi ateste, nasil pisirilir? Hersey
onlardan soruluyor; dinlemeye sabriniz varsa, zamanin nasil gectigini
anlamazsiniz bile, emekliliginiz geliverir!
Ve tabii, bazi aksamlar, yeni evli ciftin evlerine de ailecek yemege
geliyorlar. Genis butceli, cok starli Holywood filmlerinin kadrosunu
andiran ailenin diger uyeleri- kayinpeder-kayin-gorumce-elti-eniste vb.-,
iyi-kotu, bir bicimde idare edilebiliyorlar, ama? Ama anne? Ya anne? Yeni
bir kaynana romani yazdirmak icin Huseyin Rahmi Gurpinar'i mezarindan
disari ugratacak kadar korkunc bir tip! Yakinlarda olcturdu: Kolestrolu
sifir, kandaki yag orani dusuk. Kanser olma riski hemen hemen hic yok!
Sekeri normal. Sismanliktan olur belki, diyorsunuz, ama masallah kalp
sapasaglam! "Checkup" yapan doktorlar bile, cok adaletsiz bir durumla karsi
karsiya olduklarini kabul etmek zorunda kaliyorlar. Sonucta, ya benim
beddualarimdan gidecek bu kadin, ya da gul gibi arkadasimi katil edecek!
Arkadasim, akilli ve demokrat bir kiz oldugu icin onlari yemege cagirdigi
geceler, cesitli et yemekleri hazirliyor. Tam, onlarin sofra ve damak
zevkine gore mukellef masalar donatiyor.(...)
Ne yapsa, ne etse, yaranamiyor oglan tarafina. Hele kaynanasi, bir yandan
cesitli soslarda dinlendirilmis etleri tikinirken, bir yandan da "Ahh
kizim, pek guzel seyler hazirlamissin, ama bogazimdan geciyor mu
saniyorsun" diye sizlanip duruyor, "Hadi canim, bir lokma al da, icim rahat
etsin, bak masallah ne de guzel yapmissin, ipek gibi, hadi kizim, bir lokma
et ye de goreyim" diye surekli mizirdanarak kizin burnundan fitil fitil
getiriyor; oglunun sabrini tasirmamak icin arada bir sustugundaysa,
israrina, kas, goz, dirsek isaretleriyle devam ederek tacizini surduruyor,
butun bir gece kizda derman komuyor. (...)
Kizin butun bu iyiniyetli ev sahibesi cabalarina karsin, aile, onlari
yemege cagirdigi aksamlarda ise, gelinleri kadar demokrat olmadiklari icin,
onun vejetaryen oldugunu bildikleri halde, inadina etsiz yemek koymuyorlar
sofraya. Akillari sira, boyle boyle kizin direncini kiracaklar. Gene bir
aksam, bizimki, hicbir sey yemeden kalkiyor sofradan, bunu haysiyet
meselesi yapan kaynana, iyice kuduruyor, basina uc gun sirkeli catkilar
catip ortalikta uguna uguna geziyor, gozlerini devire devire ileniyor,
dunya alem yemeklerine bayilirken, gelininin bogazindan lokma gecirtmemis
olmanin yenilgisini bir turlu icine sindiremiyor, iyice inada bindiriyor
isi, saniyor ki, kiz sonunda mecbur kalip kebaplara yumulacak; birkac kez
sofradan yogurt kasiklayip, tursu gevreyip kalkiyor bizimki. Ama aile, bes
karis suratla sofralarina tukurulmus gibi ugurluyorlar onlari; gururlari
incinmis, onurlariyla oynanmis aile buyukleri olarak, ogullarindan
gelinlerini biran once yola getirmesini, ozurler diletmesini bekliyorlar.
Gunun atasozu monusu ise: "Hatir icin cig tavuk bile yenir!" Sonraki
gunler, karsilikli telefonlar yagiyor, oglan arada kaliyor, yeniden
vejetaryenlik nedir anlatiliyor, ama aile bir turlu anlamak istemiyor:(...)
Oglu, dusmandan kiz kacirmis, gavurdan ya da genelevden gelin getirmis
olsa; ya da gelinin -bir zamanlar adi Abdullah olan- bir donme oldugunu
ogrenmis olsala, ancak bu kadar uzulur! Dahasi, o gunlerde aile
bireylerinin agizlarindan dusurmedikleri, bana bu yaziyi yazdiran bir soz
var ki bence "kolektif akildisiligin" tehlike boyutu konusunda uyari gucu
yuksek bir ornek olusturuyor. Basta kaynana olmak uzere herkes, "Bu kiz
ailemizin birligini parcaladi. Ailemizin birlik ve beraberligi tehlike
altinda", diye ciddi ciddi yakiniyor! Toplumun cekirdegi olan aileden
kalkarak, milletin ve devletin birlik ve beraberligi konusundaki
cikarsamalari size birakiyorum.
Surekli asciligiyla ovunen kaynana, baslangicta, arkadasimin gecici bir
eksantriklik sandigi bu durumunu pek ciddiye almiyor, hunerli elleriyle
yaptigi yemeklerle, kisa zamanda kizin hakkindan gelecegini, mizmiz
gelininin sonunda zengin cesit mutfagina yenik dusecegini saniyormus. Kiz
umdugundan disli cikinca, "ego"su yara alsa da pes etmiyor. Et yememek diye
birsey olur mu hic? Kizin anasi iyi yemek yapamamis, kizi sogutmustur, o
benim yemekleri bir tatsin goruruz bakalim, diye basliyor ise. (...) Et
yemeden insan doymaz, sonra zayif dusersin, kemiklerin bosalir, dizlerin
tutmaz, gozlerin kor olur, cocugun olmaz gibi ikna kabiliyeti sifir
cumlelerden, kisisel alinganlik dozu yuksek suclamalara kadar vardiriyor
isi; bizimkine et yedirmek icin, elinden geleni ardina komuyor; neredeyse
iskence ediyor kiza. Ugradigi ilk birkac bozgunu ciddi bir yenilgi olarak
kabul etmeyen kaynana, bu kez kaleyi icerden fethetme taktigine basvuruyor.
Kizin arkadaslarina yemekler veriyor, onun yakin cevresinden kendine
yandas toplamaya calisiyor. Ornegin, ete ozellikle duskun Elcin ve Altan
adinda iki kiz arkadasi var bizimkinin (Maalesef benim de arkadaslarim)
onlara muthis ziyafetler cekerek, surekli onlari emsal gostererek kizi
etkilemeye calisiyor. Dahasi etrafina topladigi butun diger gelinler,
yegenler, eltiler, yengelerle bir aile ici klan olusturarak, yogurtlu
kebaplar, kiymali borekler, pastirmali kuru fasulyeler, kulbastilar,
kagitkebaplari, patlicanli kebaplar, anali-kizlilar, icli kofteler, cig
kofteler gibi akla gelebilecek her cesit et yemegi yaparak, bizimkini
yalnizlastirma politikasi guduyor. Akli sira, kizi "tecrit ederek" terbiye
edecek. Kendileri gibi televizyonda pembe diziler seyredip, Muazzez Ersoy
dinlemeyen bu yeni geline basindan beri kani isinmamis olan butun o eltiler
ve yengeler toplulugu, kizi yola getirme oyununa buyuk bir zevkle
katilarak, kebaplara bulana bulana nispet veriyor, hinc aliyorlar. Butun o
buyuk aile toplantilarinda bizimki de hicbirsey olmamis gibi, domuz domuz
oturup, peynir didikleyip, meyve kemirip, cacik kasikliyor. Bu kiz,
zamaninda, universite kantinlerinin en sekter solcu masalarinda, ne
yalnizliklar yasadi da gene pes etmedi; bu elden dusme nispet numaralarina
mi pabuc birakacak? Is, zamanla oyle bir zitlasma ve inatlasma noktasina
tirmaniyor ki ornegin kaynana "Antep usulu coban salata" yaptim diye, icine
kavurma katilmis salata cikaritiyor kizin onune. (...)
Birkac kez ne isin var, onlarin arasinda? diye sordum. Ben pek ikna
olmadim ama, guya, bunca zamandir bir tatsizlik cikmasin, diye, kocasinin
hatirina gidiyormus o yemeklere. Bazi kadinlarin tuhaf bir mazosizmi
vardir, kendi sinirlarini zorlayarak karsi tarafa birsey ogreteceklerini
sanirlar. Uzulerek, kabul etmeliyim ki arkadasim da o kadinlardan biri ve
nasil bir aileye gelin gittigini unutmusa benziyor. Hos, bana kalirsa, o
da alttan alta, kaynanasini yola getirecegini, kendini aileye kabul
ettirecegini saniyor. Ne beyhude bir gayret!
Yukaridaki hikayenin, gundelik hayatimizin neresine ekerseniz o kadar
cesitte sonuclarini goreceginiz, toplumsal iliskilerimize ait ne cok
cekirdegi var.
Gecen hafta arkadasima, kaynanasini anlatan bir yazi yazacagimdan soz
ettigimde ellerime kapandi. Yapma! yuvami yikacaksin! dedi. Yikilsin,
dedim. Sen buna yuva mi diyorsun? Ben yuva diye Belgin Doruk'un kurdugu
seye derim. Bu durumun benim evlilik dusmani bir kalpsiz olmamla bir
iliskisi yok inanin! Butun bu kepazeliklere karsin, arkadasim, kocasindan
bosanacagi yerde, hamile kalmaya karar verdi. Dogacak cocugun beslenme
turunun ve aliskanliklarinin aile icinde nasil yuzyil savaslarina yol
acacagini, bitmek bilmeyen Hint destani sagalar gibi kusaktan kusaga suren
bir cekisme ve intikam hikayeleri dizisine donusecegini simdiden
gorebiliyorum. Yakin bir arkadasimi kaybetmek pahasina bile olsa,
annesiyle, baba tarafi arasinda kalmis bir cocugun gelecekteki profilinden
toplumumuzu korumaya calisiyorum.
Cunku, siz de biliyorsunuz ki mesele bir bucuk doner ya da acili Adana
meselesi degil! Binlerce yil icinde, cig et yemekten, pismis et yemege
kadar ancak evrilebilen vahsetimiz, toplumsal iliskilerdeki vahsetimizin
yaninda hic kalir.
Murathan Mungan
1 mart 1998
Radikal Iki
Vejearyenlik nedir
Vejetaryen beslenme
Saglikli yasam
Restoranlar
cafelerE-groups
Anketi
Ünlüler
Ünlü sözler
Dinlerde vejetaryenlik
Vejetaryenlik ve ruhsallik
Yemek tarifleri
Vejetaryenligin sebepleri
Alisveris
Kitaplar